Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Gazete Oku
Taraflı Haber
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 37 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu - RSS - Alexa

Karakutu.com - Facebook Grubu Alexa - Karakutu internet gezgini

Karakutu Site RSS
Karakutu Haber RSS
Karakutu TV RSS
Karakutu Forum RSS


Forum Son Başlıklar

 boz`uk atlar konçertosu
 KİWİ!
 azalmak burcu
 ELİF ŞAFAK- AŞK
 Yunus Emre
 Tencereden
 Bir çocuktan bir soru
 yüzümün üstünde büyüyen
 "Cehennem Bu!" dediğimiz "an"lar...
 A quoi ca sert l'amour
 Sözü olup da kelamı olmamak...
 seçme saçmalar
 Malum Belge
 Kelt Müzik
 Ellerinle Bana Baharlar Getir
 Sözcük Hazinesi, Dağarcığı
 horgördüklerim
 Uzak Bir Yaz Akşamından Gelen Mızıka Sesi /Babalara Şiirler
 Jorge Luis BORGES
 VAMPİR

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
Tüm gazeteler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Karakutu.org


 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


Edip Cansever ► Amerikan Bilardosuyla Penguen!
 

I.
Elleri el gibi kocaman
Beyazda bir nokta gibi kocaman
Kocaman boşluğun küçülttüğü her şey gibi
Biriyle kendini artırıyor durmadan
Biriyle koyunlar gibi güdüyor ötekini
Ayaklarını gizliyor bir köpekle
Evine dönerken sonsuza geçen
Göğü kullanıyorken maviye
Günümüzden sesler alıyor, sesleri
Sürekli, dingin, acısız
Acımaktan kurtulmuş yerlerine
Sonra duvardan duvara çizilerek
Ölü bir korkunçluğu taşıyor
Sen, hey, duvarlar gibi öldürülmek!
En yeni tam-tamları dünyamızın
Ya da kendisiyle bırakılması insanın
Sizi
Sizleri selamlıyor işte.

Doğrusu elinizden ne gelir ki
Siz dolgun yaşamaya bakın günleri.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

HAŞMET BABAOĞLU: Sevgililer yalan, kankalar doğru söylüyorsa...
 

"Ateşle barut yan yana durmaz, söylemi eskilerde kaldı. Günümüzde karşı cinsle sağlam arkadaşlıklar kurulabiliyor. Üstelik karşı cinsten kankaya sahip olmak kadın-erkek ilişkilerinde büyük avantaj. Kankalar birbirlerinden tüyo alıyorlar."
Aktüel dergisinin son sayısında "Sevişmeden Birlikte Uyuyanlar" başlıklı kapak konusunun alt başlığında böyle yazıyor.
Aktüel hem yeniyetme hem de yirmilerinin sonu, otuzlarının başındaki karşı cinsten "kanka"larla (yakın dost, kafa dengi, vb.) konuşmuş, ortaya böyle bir tablo çıkmış.
Benim gözlemlerim de bu yönde...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Ahmet Altan ► Bunun nesi kötü?
 

Ben sıradan bir adamım.

Bana sıradan, basit cümlelerle anlatırsanız anlarım.

Şimdi politikanın ve medyanın konuşkan insanları mümkünse bana basit bir şekilde, “darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanmasının” niye kötü olduğunu anlatabilir mi acaba?

“Darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanması neden kötü?”

Bence bu iyi ve doğru bir karar.

Ordunun içinde birileri cunta kuruyorsa, darbe planlıyorsa, suç örgütlerine katılıyorsa, bu insanlar sivil mahkemede yargılanmalı.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 2 yorumlara cevap vermek istermisiniz ? Ahmet Altan

Engin Ardıç ► Baklavacının kızı
 

İstanbul belediye reisi oğlunu evlendirdi. Arka sayfalardan birinde tek sütunluk haber değeri var, belki o bile yok.

Lakin gelinin babası baklavacıymış.

Bunun üzerine, belediye reisinin de muhallebici olduğu hatırlatıldı.

Hayır efendim, içeri geçip tavukgöğsü yapmıyor, kolları sıvayıp sahana yumurta da kırmıyor, pilavın yanına yoğurt da koymuyor, ünlü Saray Muhallebicisi'nin sahibi.

Adam aynı zamanda hem yüksek mimar, hem de sanat tarihi doktorası var ama bu nitelikler "göbeğini kaşıyan" boklamasına pek uymadıkları için göz ardı edilebilirler tabii!...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Engin Ardıç

Kitap Tahlili ► Nitelikli romanın niteliksiz insanları
 

Musil, hem modern bilimle hem dönemin zihniyet yapılarıyla hesaplaşıp yüzyılın başındaki Batı Avrupa'daki düşünce ve duyguların envanterini yapmış hem de kahramanı ağzından kendi düşünce tarihinin biyografisini çıkarmaya çalışmıştır. Olaylardan ziyade fikirlerin hareketli olduğu bu metin günümüz okuyucusundan hem sabır hem katılım bekliyor.

Yirminci yüzyıl romanının en büyük yapıtlarından sayılan Niteliksiz Adam’ın ilk cildi 2006’da Türkçeleştirilmişti. Robert Musil’in dört cildini yazmasına rağmen tamamlayamadığı bu binlerce sayfalık romanın ikinci cildinin çevirisi geçen hafta yayımlandı. İki cilt arasındaki üç yıllık fark okuyucudaki süreklilik duygusunu kıracak kadar uzun. Hem onları hem de birinci cildi henüz okumayanları düşünerek, bu gerçekten ‘büyük’ romanı bütünlüğü içerisinde ele alacağım.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► Komple bir 'ifade özgürlüğü' kitabı
 

'Türkiye'de İfade Özgürlüğü' kitabı, alışılmadık genişlikte bir kapsama sahip. Değinmediği konu, alan, kesim kalmamış. Uzmanların kaleminden, komple bir ifade özgürlüğü elkitabı. Bütün özgürlüklerin anası olan ifade özgürlüğünü (İÖ) her yönüyle ele alan bir kitap nihayet çıktı. Niye anası? Tüm özgürlükleri o doğuruyor da ondan. İÖ olmadan mahkemede savunma dahi yapamazsınız; bir de oradan cezayı bastırırlar. Çok büyük ihtiyaçtı böyle bir kitap; hemen tanıtımına geçeceğim, ama izin verin, gerçek ifade özgürlüğü ile bizdeki arasında adamı çarpan terslikler var, onları iki kelimeyle anlatıp öyle geçeyim.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► Yoğunluğun sırrı
 

Ferit Edgü'nün 'Mirza' adlı öyküsünde Mardinli Mirza Usta'nın, Muhtar ile oğlu Yakup'un dünyasıyla bütün bütüne çelişen kişiliği, öykünün oylumuna sığdırılamayacak denli yoğun anlamlar üretir.

Yazınsal metnin derin yapısına dönük eleştirinin sık sık dile getirdiği ölçütlerden biri de ‘yoğunluk’tur. Hemen anlaşılıverdiğini düşündüğümüz bu sözcük üstünde biraz daha düşünmekte yarar var. Denebilir ki, bir yazınsal metni oluşturan öğelerin, gereksiz fazlalıklardan arındıktan sonra oluşturdukları, içinde kimi sözlerin farklı anlamları birden taşıyabildiği (bireşimsel) yapıdır yoğunluk ve bu tanıma bağlı olarak, öykünün romandan çoğu kez daha yoğun bir yazınsal biçim olduğu belirtilebilir. Ya da tiyatro oyunu... Yaratıcı yazarın yazınsal dille kurduğu ilişkinin aşmaya çalıştığı ilk engel, dil içinde gereksiz sözcüklerden kurtulup en az sözcükle en çok şey anlatmaksa, yoğunluk ölçütüyle aslında şiire, öyküden de çok oyunu yakın tutmak gerekir.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► 'Ey eski kamer...'
 

Lise son sınıf, hazirandı, bitirme sınavlarında Yahya Kemal’le Ahmed Haşim’i karşılaştırmamız istenmişti. Hocalarımız Bakiye Ramazanoğlu, Aysel ve Rauf Mutluay. Ders, Türkçe kompozisyon.
Rauf bey, yıl içindeki derslerde, Haşim’i çokça önemsememiş, daha çok Yahya Kemal’in üzerinde durmuştu. Haşim’in cılız duyuşlar etrafında bir şiir kurduğu kanısındaydı.
Artık itiraf ettim: Mutluay’a hem hayrandım, hem de isyankâr. Onun otorite oluşu sinirimi oynatırdı. Oysa eşsiz bir öğretmendi.

İsyankârlığım ağır basmış; Yahya Kemal’i değil, Ahmed Haşim’i tercih etmiştim. Sınav kâğıtlarımız çoktan yitip gitmiştir. Ama son sınıfların bütün öğrencileri Yahya Kemal’ci olmak zorunda kalmışken, herhalde tek Haşim’ci bendim. Yanılmadığıma eminim.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

İsmet Özel ► USTA ÖLMEDEN BANA
 

USTA ÖLMEDEN BANA

Bana bir oyun öğret ben onunla kolayca
Alayım gündüzleme palazın rolünü ezberime
Kanayım revnaklı ilk köhne baharın vızıltılı
Karnıbaharın tuzu ekşisi bol zeytinyağlı
Dilimlerden bir dilim iyi pişmişinden
İmbat eseninden bir gurûb vakti
Daha ne.

Dilimse bir dilim gelirsem senin dillerinden
Piştik diyelim pîşem sattığım kadarıyla senin pîşen
Varıp olayım yasalar dışı gök toplantısı beratı
Kasalar içi peynir madalyon semere sürtülmüş ceket
Ebeyim hep zaten bana demezler mi ebem kuşağı
Hurra! Şapkalar havaya
Performanslarımda kapalı gişe ve tezgâh altı halen
Yıldız değil miyim salon karardığında kim bilmez
Kaldırımda tarağım. Jilet gibiliğimin
Sorulur yanı vardır sokak kedilerine güneşim
Tüm tezgâhın bahşiş tahsis edilişinde komşuya
Şehir havaî fişeklerle sarıldığı sırada ayım
Usta ölmeden bana bir oyun öğret
İnsan olayım.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın İsmet Özel

Deneme ► Düşsel MonologLar
 

Sürtünüyorsunuz her gün, kösnül bedenleriniz, mukayeseye köle olmuş süzüşleriniz, başkasının artığı gevişlik kelimeleriniz, özentili ödünç zevkleriniz, dipsiz çapsız iştahlarınız, kuyrukta bekleyen şımarık sıkıntılarınız, sale, damping, eşantiyon, promosyon kollayan açlığınız, üste tırmanan aşağı yuvarlanan gözleriniz, zamansız sırıtkanlıklarınızla dip dibe yaşıyorsunuz.

Ev adını verdiğiniz; kapısını sizden başka açanı olmayan, küçük gövdenizin devasa bekçisi, muhkem kalelerinizde geniş ama iç sıkıcı hayatlarınızla dip dibe çürüyorsunuz. Yolda, asansörde, otobüste, iş merkezlerinde, cafelerde, kaldırımlarda birbirinize bakarak ama görmeden, yan yana iki hayatın arasına üç dağ, beş ova, yedi vadi sığdırarak yuvarlanıyorsunuz. Yaşam merkezi adı altında pazarlanan devasa kutucuklara kaldırılmış kuklalar gibi çürüyorsunuz.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder 1  1 yorum var. Cevaplamak isterminiz ? Deneme

Toplam Haber 5233 - Toplam 524 Sayfa - Her Sayfada 10 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[  1  | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 520 | 521 | 522 | 523 | 524 ] [>]  [>>]

Güncel Haber

Siyaset Üzerine
  Loreena McKennitt İstanbul`a geliyor
  'Yüzyıllık Yalnızlık' Bitti
  Oscar'lı Besteci Maurice Jarre Yaşama Veda Etti
  Helal olsun Chavez!
  Samuel Huntington öldü
  Yüzleşmedikçe yanar SİVAS!
  "www.savaskarsitlari.org"
  Güncel: Göbeğini kaşıyan adam -2
  İlhan Selçuk'tan MHP'ye övgü geldi
  Türban

Kitap Tenkidleri

Makale
  Metnin zihni içinde oluşan
  Yurttaş Marx
  Adem’in yalnızlığı...
  Ahmet Haşim bir köşe yazarı mıydı?
  Bilge Karasu’dan okura kalanlar
  Dinlenme hikâyelerim
  Saf Şiir Yoktur
  ‘Hölderlin ve Şiirin Özü’
  Tom Cruise'dan Polat Alemdar'a Türk milliyetçilikleri
  Gregory Wilpert: Venezüella’nın yeni anayasası

Sinema

Şiir
  Léolo
  Slumdog Millionaire: Bugün "top-dog" durumundayız, yarın yine "slum-dog" oluruz
  KHADAK
  Paris, Texas
  Bir İmparatorluğun Sonu
  YAVAŞÇA OLUYOR ELLERİME
  ACABA
  BAKIŞSIZ BİR KEDİ KARA
  TERZİLER GELDİLER
  HIZLA GELİŞECEK KALBİMİZ

Deneme

Röportaj
  Aydınlar ve vicdan
  Bir parıltıyı sezince...
  Bilmek mi istiyorsun, bir serçe kadar ürkek ol!
  Yatak
  Şiire adanmak
  Arkadaşının tanrısını yiyen aç gözlüler
  Suskunluğun dili
  Pazar boşluğu
  Genco Erkal ile Samuel Beckett üzerine
  'Türk aydını çok yorgun'
  Meryem Aybike Sinan: “Edebiyatımız, emperyalist yozlaştırmanın arenasına dönüştü
  Jaklin Çelik: Müslümanlıktan ve Türklükten korkmayın
  Üyelerimizle söyleşi: Poe söyleşisi

KarakutuTv
·Michael Jackson Who is it - Dangerous
·Michael Jackson - Leave Me alone
·Michael Jackson - Dirty Diana
·Michael Jackson - One day in your life
·Michael Jackson Dangerous
·Michael Jackson and Britney Spears - the way you make me fee
·Michael Jackson - Billie Jean (1983)
·Michael Jackson - Bad
·Michael Jackson - Thriller - Orjinal versiyon
·Michael Jackson - Thriller

devamı...

Kategori ve Yazarlar

Açlık Çoğunluktadır!

Gülü çiğdemi filan bırak
Sardunyayı karidesi filan bırak
Acıyı ve ölümleri bırak
Oy pusulalarını ve seçimleri bırak
Evet
Seçimleri özellikle bırak
Çünkü açlık çoğunluktadır.
Her kişinin ukala ömrü
Yeter sanılır çiçeklenmeye
Ve dünyanın karanlığından
Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
Kaçıp giden baharların anısı
Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
Laleler sümbüller bütün öbür boklar püsürler
...

Artık her şeyi yaşadık
Ve birlikte düşündük
Ve düşündük ki her şey cehennem
Bir bakışta
Ve cehennem
Başarılmamış bir savaştır
Dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
Cehennem, insanın kendi ciğeri
At sırtında taşınan ölü
Kundağa girmeyen bebe
Karanlıklarda açan çiçeklerin
Bir insanın ölümüne dönüşü
Bir insan ölümü olmaya
...

Turgut Uyar


Arşive Geçenler
01.07.09
James Blunt: Goddbye My Lover
28.06.09
Bakmalar Denizi
Sokratis Malamas: Prigkipesa
HAŞMET BABAOĞLU: Pazar notları
Bir çağrı bir cevap
Kıvranmak
26.06.09
Popun kralı Michael Jackson öldü!
25.06.09
BİR SU YILI DENEBİLİRDİ
Bir aşk, iki ölüm…
Hürriyet ve Atatürk
Dinciler bizi zom ederek ülkeyi ele geçirecekler
22.06.09
Buz Gibi
David Gilmour/Richard Wright of Pink Floyd perform
Modernliğin sıkıntıları
Tarih ne, tarihçi kim?
'Yanıt vermeyi reddediyorum'
20.06.09
Haşmet Babaoğlu: Aşk-ı Memnu'yu izlerken...
19.06.09
Varlık ve Hiçlik Türkçeleştirildi
GÖKANLAM
MULETA

Eski Haberler




 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - Karakutu.org - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke